Türk Atçılık Yıldızları - Murat Boncuk  
     
 

Atlıkarıncaya binmeyen çocuk yoktur, bazılarının hayallerinde ise bir gün gerçek ata binip dörtnala çılgınca koşturmak vardır.

İşte bende bu çocuklardan en şanslısıyım herhalde; 7 yaşında gittiğim lunaparkta bindiğim siyah polyester atın üzerinde kurdum bu hayali.

Aradan yıllar geçti ve bir sinema projesi yakınlaştırdı beni atlara, atlara olan geçmişteki sevgi birikimini bıkmadan paylaşabilecektim.

Konu ile ilgili arkadaşlarımın da çoğalması ile birlikte, ilk binicilik deneyimi, ilk arazi deneyimi derken kendimi hafta sonları arazide dörtnala koşarken buluyor, rüzgârın savurduğu yeleler yüzümü öperken, küçükken kurduğum hayallerin gerçekleştirdiği mutluluğu damarlarıma kadar hissediyordum.

Çok geçmeden at üzerinde bir variyete sergilemem gerektiğini düşündüm, atlar ile birlikte yapılan sporları araştırdım. Özellikle geleneksel sporlar çok ilgili çekiyordu, herhalde geçmişte de yaptığım yine bir geleneksel spor ve ata sporumuz olan güreş ile yıllarca haşır neşir olmam, beni buna yöneltti.

Önce atlı okçuluk deneyimin, ardından savaş sanatları ile ilgili deneyimlerim oldu. Bunun gibi atlı geleneksel sporlara olan ilgilimin ileride bir tutku olacağını düşünmemiştim.

Uluslararası arenada başarı kazanmış sporcular ile çalışma fırsatım oldu. Bu sayede katıldığım bir çok yerli ve yabancı turnuvada başarılar elde ettim. Atlı okçuluk, at üzerinde kılıç, mızrak, uzun boğa kamçısı gibi bir çok teçhizat ile gösteriler ve yarışmalar yapmaya başladım.

2016 yılı içerisinde şuan başkanlığını yürüttüğüm Osmanlı Atlı Okçuluk ve Savaş Sanatları Spor Kulübünü atlara gönül vermiş dostlarımızla birlikte kurduk.

2013 de gitmiş olduğum dünyanın en büyük atlı şov ekiplerinden biri olan Lord Of The Horses gösterisini izlerken, Endülüs atların güzellikleri, karakterleri ve yapmış oldukları sıra dışı hareketleri beni çok etkiledi.

İleride benimde böyle bir atım olur mu diye düşünürken, 2015 de aynı ekibin en özel bir atını (Castellano'yu) almak nasip oldu.

Castellano ile tüm zamanda yapmış olduğum binicilik becerilerini bir rafa kaldırdım, çünkü bana göre ve bazı otoritelere göre Dressage biniciliğin ve atçılığın en zirve projelerinden biriydi.

Çok geçmeden hem atımın bildiği dressage ve şov becerilerini deneyimledim, kendimi İspanyol biniciliği ile sınayıp ,gece sabahlara kadar süren araştırmalar yapıp, bu anlamda gelişimimi sürdürdüm. Yine, The Horse Master adında Türkiye'de Endülüs atları ile show yapan ilk ve tek ekibini kurdum. Lord Of The Horses kurucusu sevgili Miguel Barriuneova benim idolum oldu.

O bir kaç yıl önce öldü ve ben onun eski sahibi olarak bana bıraktığı Castellano ve şov mirasını ekibimle birlikte devam ettirmek için çalışmalarımı sürdürüyorum.

İlk şovlarımdan biri olan ve hafızamda hep heyecan duyduğum organizasyon Equist Binicilik Fuarı mimari sevgili ilker Altun abime ne kadar teşekkür etsem azdır. Bizlere böyle organizasyonlarda güvenip yer vermiş ve Türk atçılığını geliştirmek için dünyanın dört bir yanında ki atçılık lobilerine katılmıştır. Dilerim ki Türkiye’de daha çok İlker Altun’lar çoğalır, insanlarımıza ve geleceğimizin aynası olan çocuklarımıza at ve atçılığı sevdirici güzel miraslar bırakır. 

Rüyalarınızı süsleyen o asil atların hayatınıza bir an evvel girmesi dileğimle... Cennetin rüzgarı, atın iki kulağının arasından esen rüzgarda saklıdır diyerek, at dolu günler dilerim... 

 
   
  Videolar  
   
     
   
  Fotoğraflar  
  Türk Atçılık Yıldızları - Murat Boncuk  
     
  Türk Atçılık Yıldızları - Murat Boncuk  
     
 
Türk Atçılık Yıldızları - Murat Boncuk   Türk Atçılık Yıldızları - Murat Boncuk
 
     
  Türk Atçılık Yıldızları - Murat Boncuk  
     
  Türk Atçılık Yıldızları - Murat Boncuk  
     
  Türk Atçılık Yıldızları - Murat Boncuk  
     
  Türk Atçılık Yıldızları - Murat Boncuk  
     
  Türk Atçılık Yıldızları - Murat Boncuk  
     
  Türk Atçılık Yıldızları - Murat Boncuk  
     
  Türk Atçılık Yıldızları - Murat Boncuk